| Aangevraagde vertalingen Engels |
| Aangevraagde vertalingen Engels |
181 Uitgangs-taal Deze vertaling aanvraag is "betekenis alleen" EGER BU KIZI KİM ÜZERSE,SİZE YEMİN EDERİM... EGER BU KIZI KİM ÜZERSE,SİZE YEMİN EDERİM... TÜRKLERİN NASIL İNSANLAR OLDUGUNU GÖSTERMEK ZORUNDA KALIRIM...YİNE AZ ÇOK BİLİYOSUNUZDA ONUN İÇİN BU KIZI HİÇBİR ERKEGİN ÜZMESİNE İZİN VERMEM.....BEYLER DİKKAT EDİN..!!! | Aangevraagde vertalingen Engels |
| Aangevraagde vertalingen Engels |
| Aangevraagde vertalingen Engels |
80 Uitgangs-taal Deze vertaling aanvraag is "betekenis alleen" unutma son defa unutma son defa eger sevdiysen gelirsin ve ben ülkem icin canżmż vermeye hazżr bir ülkü genciyim | Aangevraagde vertalingen Engels |
| Aangevraagde vertalingen Turks |
204 Uitgangs-taal Deze vertaling aanvraag is "betekenis alleen" slmlar.. arkadaşlar Igo8i bir türlü... slmlar..
arkadaşlar Igo8i bir türlü çalıştıramadım ama bilvarchın verdiği Igo6 sanırım o ve 2008\1 haritasi makinan içindeki navtürkün haritasını cidden sollar nitelikte.. bizim siteyi bile gösteriyo harita yaa.. valla tebrikler adamlara.. | Aangevraagde vertalingen Engels |
| Aangevraagde vertalingen Engels |
99 Uitgangs-taal Deze vertaling aanvraag is "betekenis alleen" aşk şehvete bulaşmayacak kadar temiz mezara... aşk
şehvete bulaşmayacak kadar temiz
mezara indirgenemeyecek kadar da asildir
böyledir yada böyleydi bir zamanlar from a love card for my lover
provient d'un carte d'amour pour mon amoureuse | Aangevraagde vertalingen Engels |
| Aangevraagde vertalingen Engels |
158 Uitgangs-taal Deze vertaling aanvraag is "betekenis alleen" Part swampy juke joint brawlers, part smooth... Part swampy juke joint brawlers, part smooth Philly warehouse doo-wop crooners, a sprinkling of wild-eyed, demon-haunted art hustler, and a hint of punky kindergarten playroom Pollyannas. | Aangevraagde vertalingen Turks |
| Aangevraagde vertalingen Turks |
| Aangevraagde vertalingen Turks |
287 Uitgangs-taal yılların tecrübesi ile ve son teknoloji... yılların tecrübesi ile ve son teknoloji kullanarak üretilen geleneksel %100 zeytin yağlı kullanımını alışkanlık haline getirdiğinizde saçlarınız güçlenirken canlanır ve mücevher parlaklığına kavuşur.
dalan d'olive %100 zeytinyağlı saf sabunun binlerce yıllık doğal güzellik mucizesini ve saf temizliğini saçınıza ve cildinize armağan edin | Aangevraagde vertalingen Engels |
361 Uitgangs-taal korkarim gideceksin Korkarım gideceksin
Aklım baştan gidecek
Eşgalime hüküm koyup gideceksin
GÖZÜMÜ AÇIP SANA UYANDIĞIMI
SENLE KÖRDÜĞÜM OLUP
SANA YANDIĞIMI
UNUTUP GİDECEKSİN
KORKARIM ARDINDAN BAKAMAM
DÖNÜŞÜ İMKANSIZ YOLUN
GİDİŞİ İÇİMİ YAKAR DAYANAMAM
Gideceksin kirpiklerim
Şahit olacak gecelere
Susacak kalem sensiz hecelere
Korkarım artık seherleri sana sormaya
Paramparça kıldığın yüreğimi sarmaya
Yalnızım yazık gideceksin | Aangevraagde vertalingen Engels |
| Aangevraagde vertalingen Engels |
117 Uitgangs-taal Deze vertaling aanvraag is "betekenis alleen" yeşil mavi ve sen doğa deniz and zeynel ne yapalım kanka yoklugun gözü çıksın takımları çekip on numara bakışı atamıyoruz fotograf makinelerine öpüldün teşekkür ederim hüseyinimmm | Aangevraagde vertalingen Engels |
233 Uitgangs-taal Eğer ilgili dosyaların ve klasörlerin izinlerini... Eğer ilgili dosyaların ve klasörlerin izinlerini CHMOD 777 olarak geçerli ise devam ediniz. Eğer CHMOD ayarları hatalı ise, Ftp Programınızla ilgili dosyanın veye klasörün üstüne sağ tıkladıktan sonra dosya izinlerini CHMOD 777 veya rwx-rwx-rxw olarak ayarlamanız gerekmektedir. şimdiden teşekkürler. | Aangevraagde vertalingen Engels |
227 Uitgangs-taal Ben de o sırada onbeşimde var yokum. Bir gün kızı... Ben de o sırada onbeşimde var yokum. Bir gün kızı elinden tutup yayan yapıldak kasabaya götürmüş. Ben onu bu boya getiresiye ağırlığınca altın döktüm. Kız ucuza gitti. Bizim köyde, olmaz olsun, Ali derler biri var. Bu köyü tapum altına geçirmezsem bana da Ali demesinler. Aziz Nesin' in bir hikayesinden... | Aangevraagde vertalingen Engels |